verb

drift

sürüklenmek, başıboş dolaşmak

The boat began to drift out to sea.

Tekne denize doğru sürüklenmeye başladı.

My attention started to drift.

Dikkatim dağılmaya başladı.

Snow drifted against the fence.

Kar çite karşı birikti.

((sürüklenmek)) ((zarf tümleci)) hava veya su akıntısıyla yavaşça taşınmak Tekne denize doğru sürüklenmeye başladı.

Eş anlamlılar: float, wander, stray, meander

Eski Norsça 'drift' kelimesinden gelir, 'kar yığını, sürüklenen bir şey' anlamına gelir ve 'drive' fiiliyle ilgilidir.

Bir nehirde sürüklenen, akıntı tarafından 'sürülen' bir kütük hayal edin. Aynı fikir zihninizde gezinen düşünceler için de geçerlidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.