adjective

driven

hırslı, azimli, motive

She is a very driven person.

O çok hırslı bir insan.

The project is driven by customer demand.

Proje müşteri talebiyle yönlendiriliyor.

((hırslı)) bir kişi hırslı bir kişi She is a very driven person.

((driven)) ((by sth.)) (bir şey) tarafından yönlendirilen The project is driven by customer demand.

Eş anlamlılar: motivated, ambitious, determined; Zıt anlamlılar: apathetic, lazy

'drive' fiilinin geçmiş zaman ortacı, Eski İngilizce 'drīfan' (harekete zorlamak) kelimesinden gelir. Sıfat olarak, içsel veya dışsal bir güç tarafından 'yönlendirilme' anlamını korur.

İçinde onu sürekli ileriye 'süren' güçlü bir motor olan birini düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.