noun

droplet

damlacık

A single droplet of rain fell on her nose.

Burnuna tek bir yağmur damlacığı düştü.

The virus spreads through respiratory droplets.

Virüs, solunum damlacıkları yoluyla yayılır.

a droplet of ((sth.)) (bir şeyin) damlacığı A droplet of water.

Eş anlamlılar: bead, globule, speck

'drop' (damla) + küçültme eki '-let', 'küçük' anlamına gelir.

'booklet' (kitapçık) veya 'piglet' (domuz yavrusu) kelimelerindeki gibi '-let' eki 'küçük' anlamına gelir. Yani, 'droplet' basitçe küçük bir damladır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.