dropped
Çeviri
düşürmek, azalmak, vazgeçmek, bırakmak
Örnekler
He dropped his keys on the floor.
Anahtarlarını yere düşürdü.
The temperature dropped suddenly.
Sıcaklık aniden düştü.
She dropped the class after one week.
Bir hafta sonra dersi bıraktı.
Dilbilgisi Kalıpları
((sth.)) (bir şeyi) düşürmek Anahtarlarını düşürdü.
((sb.)) ((off)) (birini bir yere) bırakmak Beni burada bırakabilir misin?
((sth.)) (bir şeyi) bırakmak Piyano derslerini bıraktı.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: fall, lower, release; Zıt anlamlılar: lift, raise, pick up
Etimoloji
Eski İngilizce'de 'damlamak' anlamına gelen 'dropian' kelimesinden gelir.
Hafıza İpuçları
Bir şeyin düşerken çıkardığı sesi hayal edin: 'drop!'