noun

drop

damla, düşüş, pastil

A few drops of rain fell.

Birkaç damla yağmur düştü.

He uses eye drops every day.

Her gün göz damlası kullanıyor.

There was a sharp drop in temperature.

Sıcaklıkta keskin bir düşüş oldu.

a ((drop)) of (sth.) (bir şeyden) bir damla Birkaç damla yağmur düştü.

a ((drop)) in (sth.) (bir şeyde) düşüş Satışlarda bir düşüş oldu.

Eş anlamlılar: droplet, drip, decline; Zıt anlamlılar: increase, rise

'to drop' (düşmek) fiilinden gelir, bir sıvının düşme eylemini veya sonucunu ifade eder.

Musluktan düşen tek bir su damlasını hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.