adjective

dry

kuru, kurak, sıkıcı, sek

My clothes are not dry yet.

Kıyafetlerim henüz kuru değil.

The desert has a very dry climate.

Çölün çok kurak bir iklimi var.

He has a very dry sense of humor.

Onun çok ince bir espri anlayışı var.

This is a dry white wine.

Bu sek bir beyaz şarap.

((sth.)) is dry ((...)) kuru olmak Zemin çok kuru.

a dry ((noun)) ((...)) kuru bir ... Kuru ve güneşli bir gündü.

Eş anlamlılar: arid (kurak), parched (kavrulmuş); Zıt anlamlılar: wet (ıslak), moist (nemli), damp (rutubetli)

Eski İngilizce'de 'kuru' anlamına gelen 'dryge' kelimesinden gelmektedir.

'Nemden arınmış' anlamını hatırlamak için yağmursuz bir çöl hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.