adjective

dubious

şüpheli, kuşkulu, güvenilmez

He made the dubious claim that he was a doctor.

Doktor olduğuna dair şüpheli bir iddiada bulundu.

I am dubious about his chances of winning.

Kazanma şansı konusunda şüpheliyim.

a dubious ((noun)) şüpheli bir (isim) Şüpheli bir iddiada bulundu.

to be dubious about ((sth.)) ((bir şey)) hakkında şüphe duymak Kazanma şansı konusunda şüpheliyim.

Synonyms: doubtful (şüpheli), uncertain (belirsiz), suspicious (kuşkulu); Antonyms: certain (kesin), sure (emin), trustworthy (güvenilir)

Latince 'dubiosus' kelimesinden, o da 'dubium' (şüphe) kelimesinden gelir ve 'duo' (iki) ile ilgilidir, iki fikirli olmak gibi. '-ous' eki 'dolu' anlamına gelir.

'Doubt-ious' (şüphe-li) gibi ses veriyor. Bir şey 'dubious' ise, onun hakkında şüphe ('doubt') dolusunuz demektir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.