noun

dugout

sığınak, yedek kulübesi

The baseball players sat in the dugout.

Beyzbol oyuncuları yedek kulübesinde oturdular.

They built a dugout for shelter.

Barınak için bir sığınak inşa ettiler.

He paddled a dugout canoe down the river.

Oyma bir kano ile nehirde kürek çekti.

in the dugout yedek kulübesinde The players are in the dugout.

Eş anlamlılar: shelter, trench, bench (spor)

'dug' (kazılmış) + 'out' (dışarı). Topraktan 'kazılarak' yapılmış bir sığınak veya alan.

Bir beyzbol takımının sahadan daha alçakta olan 'kazılmış' yedek kulübesini düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.