adverb

abreast

yan yana, haberdar, güncel

The two runners ran abreast.

İki koşucu yan yana koştu.

It's important to keep abreast of current events.

Güncel olaylardan haberdar olmak önemlidir.

yan yana The cars were parked abreast.

((of sth.)) (-den) haberdar olmak She keeps abreast of the latest fashion trends.

Eş anlamlılar: alongside, side by side, up to date, informed

Eski İngilizce'de 'göğüste' anlamına gelen 'on brēost' kelimesinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla göğüs hizasında yan yana demektir.

İki kişinin göğüsleri (breast) aynı hizada, yan yana yürüdüğünü hayal edin. İkinci anlam için, yeni bilgi dalgasının 'göğsünde' kaldığınızı düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.