noun

dust

toz

The furniture was covered in a layer of dust.

Mobilyalar bir toz tabakasıyla kaplıydı.

He wiped the dust off the table with a cloth.

Masanın tozunu bir bezle sildi.

((bir tabaka)) toz ((bir şeyin üzerinde)) bir şeyin üzerinde bir toz tabakası Mobilyaların üzerini bir toz tabakası kaplamıştı.

tozla kaplı olmak tozla kaplı olmak Eski kitaplar tozla kaplıydı.

Synonyms: dirt (kir), powder (pudra), grime (pislik)

Eski İngilizce'de 'toz, toprak' anlamına gelen 'dūst' kelimesinden gelir.

Bir güneş ışınında uçuşan minik parçacıkları hayal edin. İşte bu 'toz'dur (dust).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.