adjective

eager

istekli, hevesli, can atan

He is eager to start his new job.

Yeni işine başlamak için sabırsızlanıyor.

She has an eager mind.

Onun öğrenmeye hevesli bir zihni var.

They were eager for news.

Haber almak için can atıyorlardı.

((eager)) ((to-inf)) bir şey yapmaya hevesli olmak He is eager to start his new job.

((eager)) ((for sth.)) bir şeye can atmak They were eager for news.

Eş anlamlılar: keen, enthusiastic, avid; Zıt anlamlılar: reluctant, apathetic

Eski Fransızca'da 'keskin, hevesli' anlamına gelen 'aigre' kelimesinden gelir.

'Eager' kelimesi 'kartal' anlamına gelen 'eagle' kelimesine benzer. Avını hevesle bekleyen bir kartal hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.