adjective/adverb

early

erken

I have an early meeting.

Erken bir toplantım var.

She arrived early for the party.

Partiye erken geldi.

It's too early to know the results.

Sonuçları bilmek için çok erken.

((sıfat)) ((isim)) erken. I have an early meeting.

((zarf)) erken. She arrived early for the party.

Synonyms: premature, timely; Antonyms: late, tardy

Eski İngilizce'de 'yakında, önce' anlamına gelen 'ǣr' kelimesinden gelir.

'Erken kalkan kuş solucanı kapar' (The early bird gets the worm) sözünü hatırlayın.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.