verb

earmark

ayırmak, tahsis etmek

The funds were earmarked for research.

Fonlar araştırma için ayrılmıştı.

She earmarked the money for a new car.

Parayı yeni bir araba için ayırdı.

((bir şeyi)) ((bir şey için)) bir şeyi belirli bir amaç için ayırmak. The funds were earmarked for research.

Synonyms: allocate, designate, reserve, set aside

'ear' (kulak) + 'mark' (işaret) kelimelerinden gelir. Aslen, sahipliği göstermek için bir hayvanın kulağındaki bir işaretti.

Bir yığın paranın ne için olduğunu göstermek için 'kulağına' fiziksel bir 'işaret' koyduğunuzu hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.