verb

earn

kazanmak, hak etmek, elde etmek

I earn money by working.

Çalışarak para kazanıyorum.

He earned their respect.

Onların saygısını kazandı.

((bir şey)) (bir şey) kazanmak She earns a good salary.

((birine)) ((bir şey)) (birine) (bir şey) kazandırmak His work earned him a promotion.

Eş anlamlılar: gain, make, get, deserve; Zıt anlamlılar: lose, spend

Eski İngilizce'de 'emek harcamak, hak etmek' anlamına gelen 'earnian' kelimesinden gelir.

'Kazandığınız' (earn) parayla dolu bir 'vazo' (urn) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.