adjective

earned

kazanılmış, hak edilmiş

This is my hard-earned money.

Bu zor kazanılmış param.

It was a well-earned victory.

Bu hak edilmiş bir zaferdi.

((earned)) ((isim)) kazanılmış She spent her earned income.

Eş anlamlılar: deserved, merited, gained; Zıt anlamlılar: unearned, undeserved

'earn' fiilinin geçmiş zaman ortacı, sıfat olarak kullanılır.

'Kazanılmış' (earned) bir şey, 'kazanma' (to earn) eyleminin sonucudur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.