adjective

earnest

ciddi, samimi, gayretli

He made an earnest attempt to solve the problem.

Sorunu çözmek için ciddi bir girişimde bulundu.

She has an earnest desire to help others.

Başkalarına yardım etmek için samimi bir arzusu var.

((isim)) ciddi, samimi ciddi bir öğrenci

Eş anlamlılar: samimi, ciddi; Zıt anlamlılar: havai

Eski İngilizce'de 'ciddiyet' anlamına gelen 'eornost' kelimesinden gelmektedir.

İngilizce 'earn' (kazanmak) kelimesini düşünün. Güven 'kazanmak' için 'ciddi' (earnest) olmak gerekir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.