noun

ears

kulaklar

My ears are cold.

Kulaklarım üşüyor.

The rabbit has long ears.

Tavşanın uzun kulakları var.

He has a good ear for music.

Müzik kulağı iyidir.

((sb.'s)) ears (birinin) kulakları My ears are cold.

an ear for ((sth.)) (bir şeye) kulak yatkınlığı olmak He has a good ear for music.

Eş anlamlılar: (vücut bölümleri) eyes, nose, mouth

Eski İngilizce'deki 'ēare' kelimesinden gelen 'ear' kelimesinin çoğul hali. '-s' eki çoğul yapar.

Çoğu insanın iki kulağı vardır, bu yüzden genellikle çoğul hali olan 'ears' kullanılır. Duymak için kullanıldığından 'hear' (duymak) fiiliyle ilişkilendirin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.