noun

eaves

saçak

A bird built a nest in the eaves.

Bir kuş saçağa yuva yapmış.

Icicles hung from the eaves of the house.

Evin saçaklarından buz sarkıtları sarkıyordu.

((bir şeyin)) Bir çatının kenarı ((bir şeyin)). The eaves of the old barn were rotting.

Eş anlamlılar: overhang, roof edge

Eski İngilizce'de 'kenar' veya 'sınır', özellikle de çatı kenarı anlamına gelen 'efes' kelimesinden türemiştir.

Birinin dinlemek için bir pencerenin saçağının (eaves) altında durarak 'kulak misafiri olduğunu' (eavesdropping) düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.