verb

eavesdrop

kulak misafiri olmak, gizlice dinlemek

She liked to eavesdrop on their conversations.

Onların konuşmalarına kulak misafiri olmayı severdi.

((on sth./sb.)) (bir konuşmaya) kulak misafiri olmak He was eavesdropping on our conversation.

Eş anlamlılar: listen in, spy, overhear

'eaves' (saçak) + 'drop' (damla) kelimelerinden. Aslen, içerideki bir konuşmayı dinlemek için saçakların altında duran biri anlamına geliyordu.

Bir evin, yağmurun 'damladığı' (drops) 'saçaklarının' (eaves) altında gizlice dinleyen birini hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.