adjective

elderly

yaşlı, ihtiyar

He helps his elderly neighbor with her groceries.

Yaşlı komşusunun market alışverişine yardım ediyor.

The city provides special services for the elderly.

Şehir, yaşlılar için özel hizmetler sunuyor.

((yaşlı bir kişi)) yaşlı birini tanımlama He helps his elderly neighbor.

((yaşlılar)) bir grup olarak yaşlı insanlara atıfta bulunma The city provides services for the elderly.

Synonyms: aged, senior; Antonyms: young, youthful

'old' kelimesinin karşılaştırma hali olan 'elder' ve sıfat yapan '-ly' ekinin birleşimidir.

'Elderly', insanlardan bahsederken 'old' kelimesinden daha kibar bir ifadedir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.