adjective

elective

seçmeli, isteğe bağlı

This surgery is elective, not an emergency.

Bu ameliyat acil değil, seçmelidir.

Art is my favorite elective.

Sanat benim en sevdiğim seçmeli ders.

((elective)) + isim isteğe bağlı olan bir şeyi tanımlar He had elective surgery on his knee.

an ((elective)) seçmeli bir ders You must choose one elective this semester.

Eş anlamlılar: optional, voluntary; Zıt anlamlılar: mandatory, compulsory

Latince 'electivus' kelimesinden, 'eligere' (seçip çıkarmak) fiilinden gelir. '-ive' eki '...niteliğine sahip' anlamına gelir.

'elect' kelimesini 'seçmek' olarak düşünün. 'elective' bir ders, almayı seçebileceğiniz bir derstir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.