adjective

electric

elektrikli, heyecan verici

I have an electric car.

Elektrikli bir arabam var.

The atmosphere in the room was electric.

Odadaki atmosfer heyecan vericiydi.

((electric)) + isim elektrikli Elektro gitar çalıyor.

Eş anlamlılar: (güçlü) pilli; (heyecan verici) heyecanlı, heyecan verici, yüklü

Latince 'electrum' ve Yunanca 'ēlektron' kelimelerinden gelir, her ikisi de 'kehribar' anlamına gelir, çünkü kehribarın sürtülmesi statik elektrik üretir.

'Electricity' (elektrik) ile bağlantı kurun. Bir şey 'electric' ise ya elektrikle çalışır ya da bir elektrik şoku kadar yüklü hissettirir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.