verb

electrify

elektriklendirmek, heyecanlandırmak

They plan to electrify the main railway line.

Ana demiryolu hattını elektriklendirmeyi planlıyorlar.

Her performance electrified the audience.

Performansı seyircileri heyecanlandırdı.

((bir şeyi)) (bir şeyi) elektriklendirmek Demiryolunu elektriklendirmeyi planlıyorlar.

((birini/bir şeyi)) (birini/bir şeyi) heyecanlandırmak Konuşma kalabalığı heyecanlandırdı.

Eş anlamlılar: şarj etmek, kablolamak; heyecanlandırmak, coşturmak

'Electric' (elektrik) ve 'yapmak' veya 'olmasına neden olmak' anlamına gelen '-ify' ekinden gelir. Yani kelimenin tam anlamıyla 'elektrikli yapmak' demektir.

İki ana anlamını unutmayın: 1. Bir şeye kelimenin tam anlamıyla elektrik eklemek (demiryolu gibi). 2. Mecazi olarak bir kalabalığa 'elektrikli' bir heyecan katmak.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.