noun

electronics

elektronik

He studies electronics at the university.

Üniversitede elektronik okuyor.

The store sells all kinds of electronics.

Mağaza her türlü elektronik eşya satıyor.

((isim)) elektronik cihazlarla ilgili fizik ve teknoloji dalı. She is an expert in electronics.

((isim)) elektronik ekipman. The store has a sale on electronics.

Eş anlamlılar: (cihazlar) gadgets, tüketici elektroniği; (alan) elektrik mühendisliği

'Fizik' (physics) gibi bir çalışma alanını belirtmek için kullanılan '-s' ekinin 'electronic' kelimesine eklenmesiyle oluşur.

Bunu 'elektron bilimi' veya 'elektronik cihazlar dünyası' olarak düşünün. '-s' eki onu bir alan veya kategori yapar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.