verb

elude

atlatmak, kaçmak, anlaşılmamak

The thief managed to elude the police.

Hırsız polisi atlatmayı başardı.

The answer to the problem continues to elude me.

Sorunun cevabı benden kaçmaya devam ediyor.

((sb./sth.)) (birini/bir şeyi) atlatmak Hırsız polisi atlattı.

Eş anlamlılar: evade, avoid, escape, dodge; Zıt anlamlılar: confront, face

Latince 'e-' (dışarı) + 'ludere' (oynamak) kelimelerinden gelir. Bir durumdan 'oynayarak çıkmak' anlamına gelir.

Yakalaması zor, kaygan bir yılan balığının (eel) elinizden 'kaçtığını' (eludes) düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.