adjective

elusive

yakalanması zor, anlaşılması zor, ele avuca sığmaz

Success has been an elusive goal for him.

Başarı onun için ulaşılması zor bir hedef oldu.

The elusive memory was just out of reach.

O zor hatırlanan anı tam da ulaşılamayacak bir yerdeydi.

((elusive)) bir ((isim)) yakalanması zor bir ... O, yakalanması zor gerçeği arıyor.

Eş anlamlılar: evasive, slippery, fleeting; Zıt anlamlılar: attainable, clear

'elude' (kaçmak) fiiline sıfat yapan '-ive' ekinin eklenmesiyle oluşmuştur. 'Kaçma eğiliminde olan' anlamına gelir.

Bir şey 'elusive' (yakalanması zor) ise, sizden 'elude' (kaçmakta) iyidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.