verb

embarrass

utandırmak, mahcup etmek

He tried to embarrass her in front of her friends.

Onu arkadaşlarının önünde utandırmaya çalıştı.

The scandal could embarrass the government.

Skandal hükümeti zor durumda bırakabilir.

((sb.)) (birini) utandırmak His questions were designed to embarrass the speaker.

Eş anlamlılar: shame, humiliate, mortify

Fransızca 'embarrasser' (engellemek, rahatsız etmek) kelimesinden, aslen İspanyolca 'embarazar'dan.

Yanlış yazmak çok utanç verici! Çift 'r' ve çift 's'yi unutmayın.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.