noun

embodiment

cisimleşme, vücut bulma, temsil, simge

She is the embodiment of kindness.

O, nezaketin vücut bulmuş halidir.

The constitution is the embodiment of our ideals.

Anayasa, ideallerimizin somutlaşmış halidir.

((the embodiment of sth.)) (bir şeyin) vücut bulmuş hali/temsili She is the embodiment of kindness.

Synonyms: personification, incarnation, epitome

'em-' (içine) ön eki + 'body' (vücut) + '-ment' isim eki. Kelimenin tam anlamıyla bir şeyi bir vücuda koyma eylemi anlamına gelir.

Bir fikre veya niteliğe fiziksel bir 'vücut' (body) verildiğini düşünün. O, nezaketin 'vücududur'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.