adjective

emerging

gelişmekte olan, yeni ortaya çıkan

China is an emerging economic power.

Çin, gelişmekte olan bir ekonomik güçtür.

She is an emerging artist in the music scene.

Müzik sahnesinde yükselen bir sanatçıdır.

an emerging ((noun)) gelişmekte olan bir... Alanında gelişmekte olan bir liderdir.

Eş anlamlılar: developing, rising, dawning; Zıt anlamlılar: declining, fading

'Emerge' (ortaya çıkmak) fiilinin sıfat-fiil halidir. Ortaya çıkma veya önem kazanma durumunu anlatır.

'Gelişmekte olan piyasalar' (emerging markets) gibi önem kazanma sürecinde olan şeyleri tanımlamak için kullanılır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.