verb

emit

yaymak, çıkarmak, salmak

The factory emits toxic fumes.

Fabrika zehirli dumanlar yayar.

The sun emits light and heat.

Güneş ışık ve ısı yayar.

The speaker emitted a strange sound.

Hoparlör garip bir ses çıkardı.

((sth.)) yaymak ışık, ısı, ses veya gaz gibi bir şeyi dışarı göndermek. Volkan kül ve lav yayar.

Eş anlamlılar: release, discharge, give off, radiate

Latince 'emittere' (dışarı göndermek) kelimesinden, 'e-' (dışarı) + 'mittere' (göndermek).

'Exit' (çıkış) + 'transmit' (iletmek) gibi düşünün. 'Emit', bir şeyi dışarı göndermek, sanki çıkış yapıyormuş gibi.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.