noun

emotion

duygu, his, heyecan

Love is a powerful emotion.

Aşk güçlü bir duygudur.

He showed no emotion at all.

Hiçbir duygu göstermedi.

((bir şeyin duygusu)) belirli bir türde bir his Derin bir üzüntü duygusu hissetti.

Eş anlamlılar: feeling, sentiment; Zıt anlamlılar: reason, logic

Latince 'emovere' (dışarı hareket ettirmek, heyecanlandırmak) kelimesinden gelir, 'e-' (dışarı) + 'movere' (hareket etmek).

'E-motion' kelimesini 'energy in motion' (hareket halindeki enerji) olarak düşünmek, duyguların dinamik doğasını hatırlamaya yardımcı olur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.