verb

empower

yetki vermek, güçlendirmek

The program aims to empower young women.

Program genç kadınları güçlendirmeyi amaçlıyor.

The manager empowered the team to make decisions.

Müdür, takıma karar verme yetkisi verdi.

((sb.)) (birini) güçlendirmek Program genç kadınları güçlendirmeyi amaçlıyor.

((sb.)) ((to-inf)) (birine bir şey yapma) yetkisi vermek Müdür, takıma karar verme yetkisi verdi.

Synonyms: yetkilendirmek, olanak tanımak; Antonyms: yetkisini almak, kısıtlamak

'Em-' (içine koymak) öneki ve 'power' (güç) isminden gelir. Kelimenin tam anlamıyla birine 'güç vermek' demektir.

Kelimeyi parçalara ayırın: 'em-' (içine) + 'power' (güç). Birinin 'içine' güç koyduğunuzu, ona yetki veya güven verdiğinizi düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.