verb

encircle

çevrelemek, kuşatmak, sarmak

The police encircled the building.

Polis binayı kuşattı.

A high wall encircles the garden.

Yüksek bir duvar bahçeyi çevreliyor.

((sth./sb.)) (bir şeyin/birinin) etrafında bir daire oluşturmak The police encircled the building.

Eş anlamlılar: surround, enclose, encompass; Zıt anlamlılar: release, free.

'en-' (içine koymak) öneki + 'circle' (daire) isminden. Kelimenin tam anlamıyla, 'bir şeyi bir daire içine koymak'.

Bir nesneyi tamamen çevrelemek için etrafına bir 'daire' ('circle') çizdiğinizi ('en') düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.