noun

encirclement

kuşatma, çember altına alma

The army's encirclement of the city was complete.

Ordunun şehri kuşatması tamamlanmıştı.

They feared the political encirclement by their rivals.

Rakipleri tarafından siyasi olarak kuşatılmaktan korkuyorlardı.

((of sth./sb.)) (...nın) kuşatılması The encirclement of the city took weeks.

Eş anlamlılar: kuşatma, muhasara; Zıt anlamlılar: kurtuluş, kaçış

'en-' (içine) öneki + 'circle' (çember) + '-ment' isim yapım ekinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla bir çemberin içine alma eylemi.

Bir orduyu, bir şehri tuzağa düşürmek için etrafında bir 'çember' (circle) oluştururken hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.