noun

endpoint

son nokta, uç nokta

The endpoint of our hike is the summit.

Yürüyüşümüzün son noktası zirve.

The API endpoint returned an error.

API uç noktası bir hata döndürdü.

((bir şeyin)) ((son noktası)) bir sürecin veya yolculuğun son noktası The endpoint of the project is next month.

Eşanlamlılar: destination (varış noktası), terminus (son durak); Zıt anlamlılar: starting point (başlangıç noktası), origin (köken)

Birleşik bir kelime: 'end' (son) + 'point' (nokta). Kelimenin tam anlamıyla, bir şeyin bittiği nokta.

Haritada bir çizgi hayal edin. 'Endpoint' o çizginin sonundaki son noktadır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.