noun

ends

amaçlar, hedefler, uçlar

The ends justify the means.

Amaca ulaşmak için her yol mubahtır.

He is struggling to make ends meet.

İki yakasını bir araya getirmekte zorlanıyor.

We tied the two ends of the rope together.

İpin iki ucunu birbirine bağladık.

the ends justify the means amaçlar araçları meşru kılar The ends justify the means is a dangerous philosophy.

to make ends meet iki yakasını bir araya getirmek It's hard to make ends meet on a low salary.

the ends of sth. bir şeyin uçları Please hold both ends of the banner.

Eşanlamlılar: goals (hedefler), objectives (amaçlar), purposes (amaçlar), aims (hedefler)

'end' kelimesinin çoğul hali. 'Amaç' anlamı, hedeflediğiniz 'sonuç' fikrinden gelir.

'Ends' kelimesini yolculuğunuzun nihai varış noktası veya 'sonu' olarak düşünün. 'To make ends meet' (iki yakayı bir araya getirmek), paranızın sonunu ayın sonuyla buluşturmaya çalışmak gibidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.