engaging
Çeviri
çekici, cazip, ilgi çekici
Örnekler
He has a very engaging personality.
Çok çekici bir kişiliği var.
The book was very engaging.
Kitap çok sürükleyiciydi.
Dilbilgisi Kalıpları
an engaging ((noun)) çekici bir (isim) He has an engaging smile.
to find ((sb./sth.)) engaging (birini/bir şeyi) çekici bulmak I found the lecture very engaging.
Benzer Kelimeler
Eşanlamlılar: çekici, ilginç, büyüleyici; Zıtanlamlılar: sıkıcı, donuk
Etimoloji
'engage' (ilgisini çekmek) fiilinin sıfat-fiil hali. Birinin dikkatini 'çekme' veya 'yakalama' niteliğine sahip bir şeyi tanımlar.
Hafıza İpuçları
'engaging' (çekici) bir kişi veya hikaye, birbirine geçen dişliler gibi dikkatinizi 'çeker' ve bırakmaz.