verb

enlighten

aydınlatmak, bilgi vermek, öğretmek

Can you enlighten me on this topic?

Beni bu konuda aydınlatabilir misin?

The book enlightened many readers.

Kitap birçok okuyucuyu aydınlattı.

((sb.)) ((on/about sth.)) (birini) (bir konuda) aydınlatmak Can you enlighten me on this topic?

Eş anlamlılar: inform, educate, illuminate; Zıt anlamlılar: confuse, obscure

'en-' (olmasını sağlamak) + 'light' (ışık) + '-en' (fiil eki). Kelimenin tam anlamıyla 'içine ışık koymak'.

Birine bilgi vermek için başının üzerinde bir ampul yaktığınızı hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.