verb

enrich

zenginleştirmek, geliştirmek, değer katmak

Travel can enrich your life.

Seyahat etmek hayatınızı zenginleştirebilir.

The bread is enriched with vitamins.

Ekmek vitaminlerle zenginleştirilmiştir.

((sth.)) (bir şeyi) zenginleştirmek. İyi kitaplar okumak zihninizi zenginleştirecektir.

((sth.)) ((with sth.)) (bir şeyi) (bir şeyle) zenginleştirmek. Toprağı kompostla zenginleştiriyorlar.

Eş anlamlılar: improve, enhance, upgrade; Zıt anlamlılar: impoverish, diminish

'en-' (yapmak) öneki + 'rich' (zengin). Kelimenin tam anlamıyla 'zengin yapmak' demektir.

Bir şeyi 'zenginleştirmek' için ona altın paralar eklediğinizi (onu 'zengin' yaptığınızı) hayal edin; bu bir hayat tecrübesi de olabilir, yiyecek de.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.