verb

ensure

sağlamak, garanti etmek, emin olmak

Please ensure that all doors are locked.

Lütfen tüm kapıların kilitli olduğundan emin olun.

This policy will ensure fairness for all.

Bu politika herkes için adaleti sağlayacaktır.

((to ensure sth.)) bir şeyi sağlamak We must ensure the quality of our products.

((to ensure that ...)) ... olmasını sağlamak Can you ensure that the package arrives on time?

Synonyms: guarantee, secure, confirm, make sure

'en-' (yapmak) öneki ve 'sure' (emin) kelimesinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'emin kılmak' demektir.

Bir şeyi 'ensure' etmek, sonucu 'emin' kılmaktır. 'insure' (sigortalamak) ve 'assure' (temin etmek) kelimelerinden ayırın.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.