entertain
Çeviri
eğlendirmek, ağırlamak, (fikri) düşünmek
Örnekler
The clown entertained the children.
Palyaço çocukları eğlendirdi.
We often entertain guests on weekends.
Hafta sonları sık sık misafir ağırlarız.
I will not entertain that idea.
Bu fikri düşünmeyeceğim.
Dilbilgisi Kalıpları
((sb.)) ((with sth.)) (birini) (bir şeyle) eğlendirmek He entertained us with his stories.
((sb.)) (misafir) ağırlamak They like to entertain on the patio.
((sth.)) (bir fikri, olasılığı) düşünmek The manager refused to entertain the proposal.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
Eski Fransızca 'entretenir' kelimesinden, 'entre-' (arasında) + 'tenir' (tutmak). Kelimenin tam anlamıyla 'arada tutmak'.
Hafıza İpuçları
İnsanların onları 'eğlendirmek' (entertain) için evinize 'girmesine' (enter) izin verdiğinizi hayal edin.