noun

enthusiasm

coşku, heves, şevk

She has great enthusiasm for her job.

İşine karşı büyük bir coşkusu var.

His enthusiasm is contagious.

Onun coşkusu bulaşıcıdır.

((for sth.)) (bir şeye) coşku, heves İşine karşı büyük bir coşkusu var.

((about sth.)) (bir şey hakkında) coşku Proje hakkında çok az heves gösterdi.

Eş anlamlılar: passion, zeal, eagerness; Zıt anlamlılar: apathy, indifference

Yunanca 'entheos' (ilahi ilham almış) kelimesinden gelir, 'en-' (içinde) + 'theos' (tanrı). Başlangıçta tanrısal bir esinlenme anlamına geliyordu.

İçinizde bir 'tanrı' olduğunu ('en' + 'theos') ve ilahi bir enerjiyle dolu olduğunuzu düşünün. Coşku budur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.