verb

entitle

hak vermek, yetki vermek, adlandırmak

This ticket entitles you to one free drink.

Bu bilet size bir ücretsiz içecek hakkı verir.

He entitled his book 'The Last Adventure'.

Kitabına 'Son Macera' adını verdi.

((sb.)) ((to sth. / to-inf)) (birine) (bir şeyi yapma) hakkı vermek This ticket entitles you to one free drink.

((sth.)) ((sth.)) (bir şeye) (...) adını vermek He entitled his book 'The Last Adventure'.

Synonyms: authorize, permit, name, label

'en-' (olmasını sağlamak) + 'title' (unvan, hak) kelimelerinden. Kelimenin tam anlamıyla 'bir unvan vermek', bu da bir isim veya bir hak/talep anlamına gelebilir.

Parçalara ayırın: 'en-' + 'title'. Birine bir 'unvan' veya bir şeye hak vermekle ilgilidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.