verb

envelop

sarmak, kaplamak, kuşatmak

Fog began to envelop the city.

Sis şehri sarmaya başladı.

A feeling of peace enveloped him.

Bir huzur hissi onu kapladı.

((bir şeyi/birini)) (bir şeyi/birini) tamamen sarmak veya kaplamak Fog began to envelop the city.

Eş anlamlılar: surround, cover, enclose; Zıt anlamlılar: uncover, expose

Eski Fransızca 'enveloper' kelimesinden, 'en-' (içinde) + 'voloper' (sarmak) köklerinden gelir.

Bir mektubu 'envelops' (saran) bir 'envelope' (zarf) düşünün. Fiil, ismin eylemidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.