verb

envision

zihninde canlandırmak, hayal etmek, tasavvur etmek

She envisions a world without poverty.

Yoksulluğun olmadığı bir dünya hayal ediyor.

I can't envision him as a leader.

Onu bir lider olarak gözümde canlandıramıyorum.

They envision building a new bridge.

Yeni bir köprü inşa etmeyi tasavvur ediyorlar.

((sth.)) gelecekte bir şeyin olacağını hayal etmek veya beklemek. They envision a future of peace and prosperity.

((sb./sth.)) ((as sth.)) birini veya bir şeyi belirli bir şekilde hayal etmek. I can't envision her as a doctor.

((-ing)) bir şey yapmayı hayal etmek. He envisions traveling the world one day.

Eş anlamlılar: imagine, visualize, picture, conceive

'en-' (içinde) + 'vision' (görme, zihinde görülen şey). Kelimenin tam anlamıyla 'zihinde görmek'.

'En-' 'içinde' anlamına gelir ve 'vision' gördüğünüz şeydir. Dolayısıyla, 'envision' zihninizin 'içinde' bir şey görmektir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.