adjective

epic

destansı, epik, olağanüstü

The movie was an epic tale of adventure.

Film destansı bir macera hikayesiydi.

That concert was absolutely epic!

O konser kesinlikle destansıydı!

Homer's 'Odyssey' is a famous epic.

Homeros'un 'Odysseia'sı ünlü bir destandır.

((epic)) ((isim)) destansı ... Dağların üzerinden destansı bir yolculuk.

((bir şey)) epic (gayriresmi) bir şeyin mükemmel olması O parti destansıydı.

Eş anlamlılar: görkemli, kahramanca, anıtsal, harika

Yunanca 'epikos' (şiirsel hikaye) kelimesinden gelir, 'epos' ise 'söz, hikaye' anlamına gelir.

Büyük savaşlar ve uzun bir hikaye içeren 'destansı' bir film düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.