noun

epilepsy

epilepsi, sara

He was diagnosed with epilepsy as a child.

Çocukken epilepsi teşhisi kondu.

Medication can help control epilepsy.

İlaçlar epilepsiyi kontrol etmeye yardımcı olabilir.

epilepsi teşhisi konmak to be diagnosed with epilepsy He was diagnosed with epilepsy as a child.

epilepsi hastası olmak to have/suffer from epilepsy Many people with epilepsy live normal lives.

Eşanlamlılar: nöbet bozukluğu

Yunanca 'epilambanein' (yakalamak, ele geçirmek) kelimesinden gelir. Nöbetin bir kişiyi 'ele geçirmesi' fikrinden kaynaklanır.

'lep' kısmı biraz 'leap' (sıçramak) gibi duyulur. Beynin elektrik sinyallerinin aniden kontrolden çıkarak 'sıçradığını' hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.