verb

equate

bir tutmak, eşit saymak

You should not equate wealth with happiness.

Zenginliği mutlulukla bir tutmamalısın.

((sth.)) with ((sth.)) (bir şeyi) (başka bir şeyle) bir tutmak People sometimes equate money with success.

Eş anlamlılar: liken, compare, associate; Zıt anlamlılar: differentiate, distinguish

Latince'de 'eşit yapmak' anlamına gelen 'aequare' kelimesinden gelir. 'aequus' kökü 'eşit' demektir.

'Equate' etmek, iki şey arasına bir 'eşittir' işareti koymaktır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.