adjective

equitable

adil, hakkaniyetli

They reached an equitable settlement.

Adil bir anlaşmaya vardılar.

We need an equitable distribution of resources.

Kaynakların adil bir şekilde dağıtılmasına ihtiyacımız var.

((adil)) bir (isim) Amaç herkes için adil bir çözümdür.

Eş anlamlılar: fair, just, impartial; Zıt anlamlılar: inequitable, unfair

Latince 'aequitas' (eşitlik, adalet) kelimesinden gelir, bu da 'aequus' (eşit, düz) kelimesinden türemiştir.

'Equal' (eşit) kelimesini düşünün. Adil bir çözüm herkese eşit veya adil bir şans verir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.