verb

erupt

püskürmek, patlak vermek, fışkırmak

The volcano could erupt at any time.

Volkan her an patlayabilir.

A cheer erupted from the crowd.

Kalabalıktan bir tezahürat koptu.

A rash erupted on his skin.

Cildinde bir döküntü oluştu.

((özne)) püskürür Volkan aniden püskürdü. The volcano erupted suddenly.

Eş anlamlılar: explode, burst out, break out

Latince 'e-' (dışarı) + 'rumpere' (kırmak) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'dışarı fırlamak'.

Bir yanardağın 'kesintiye uğrayıp' 'patlayarak' dışarı çıkması gibi düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.